• alıştım biliyor musun? tek başıma yaşamaya, tek başıma büyümeye öyle çok alıştım ki. hep tek başımayım, hep yalnızım. sitem etmiyorum, ben seçiyorum her seferinde yalnızlığı. ne zaman rastlasam bir adama, bir süre sonra giderken buluyorum onu. alışıyorum sonra, sonra yine aynı. bu hep böyle sürmese keşke. keşke keşkeler olmasa. keşke hayatımı yeniden düzenleyebilsem. ya da başa sarabilsem. çünkü inan çok zor, diğer insanları mutlu gördükçe içim acımıyor değil. kıskandığımdan değil aslında. hüzün bu, acı bu. oysa ben şimdi mutlu bile olsam onu acıya çeviririm. mutluluk bana yakışıyordur belkide, uzun zaman oldu görmeyelim mutluluğumu yüzümde. aynaya ne zaman baksam, o asık yüzlü kızı görüyorum. şikayetçi olamam çünkü yalnızlığı her seferinde ben seçiyorum. birisi elini uzatsa, itiyorum o eli. şimdi yalnızım diyemem ki. hakkım yok. ama canımı yakıyor bu durum. bu haller, bu kız değilim ki ben. neşeliydim ben, aşık olmayı aptalca bulan bir kızdım ben. arkadaşlarım vardı mesela. dört duvara kapatmazdım kendimi, mesela geceleri ağlamazdım. duygusal olduğum halde, yalnızca filmlerde ağlardım ben. kim bu kız peki? neşemi, mutluluğumu, arkadaşlarımı elimden alan bu kız kim? çukura düşmüş gibiyim, o boşluk öyle derin ki kim gelirse gelsin kurtaramıyor beni o çukurdan. belkide ben istemiyorum.